25 Haziran 2009 Perşembe
22 Haziran 2009 Pazartesi
Verve'den yeni keşifler
Kendi deyimleriyle Diana Krall ,Jamie Cullum, Melody Garlot ve daha birçok iyi müzisyenin evi olan Verve Music Group benimde favori müzik şirketlerimden. Saydıklarım haricinde daha bayılarılarak dinlediğim bir sürü sanatçı genelde bu şirketle çalışıyor albümlerini çıkarmak için.

Yeni keşifler yapmak içinde arada takıldığım sitelerden ayrıca internet siteleri .
İşte bunlarda son keşifler..

Elizabeth&the Catapult
(Solistlerinin yorumu biraz Suzan Vegayı andırdı bana )
(Solistlerinin yorumu biraz Suzan Vegayı andırdı bana )
21 Haziran 2009 Pazar
Ihlamur kokuları Eşliğinde Haftasonu
Bu haftasonuda bir sürü planın birbirine girdiği sekilde geçti bir arada.Zaten öyle olmasa şaşardım .Benim için bir klasik oldu zira birşey yapma yapma sonra bütün planlar birbirine girsin bir haftasonuna.Bir sürü arkadaş görüldü hatta yeni bir mekanda spontone bir şekilde gelişen meyhane muhabetti de yapıldı. Ama aklım uzaklardaydı birazda neyseki uzaklardan gelen haberler iyiye dönüştüde içim biraz rahatladı .
Bu arada farkettim ki oturduğum yakada mekan bilgisi olarak bayağı geride kalmışım. O kadar fazla alternatif varmış ki biraz bu taraf üzerine çalışma yapmak lazım . Gece dönüşleride rahat oluyor açıkçası .Mekanları bulduktan sonra arkadaş eşrafınıda ikna etmek gerekecek ama olsun bence çalışmaya değer .
Bu haftasonu gidilen yerler açıkhava ve manzara bakımından bayağı bir doyurdu birde şu benim makina düzgün çekim yapsa tadından yenmiyecekti ama olmadı .Zaten bayağı bir soğudum emektardan. Yeni işin ilk maaş alışveriş listesinde güzel resimler çekebileceğim yeni oyuncak ilk sırada .Liste hazırda iş yok işte :)) Napalım o da olacak...
17 Haziran 2009 Çarşamba
The Lost Fingers
Son zamanlarda pek seyrekte olsa radyoda ve tvde rastladığım keyiflede dinlediğim Pump Up The Jam'in coverını kanadalı Gipsy Jazz grubu The Lost Fingers yapmış. Gerçi bizim kuşağın tam ergen çağlarının favori playlistinde olan Technotronics yorumunu tek geçerim ama yine bu halide bana pek bir sevimli geldi. Lost in the 80's albümünde bizim bildiğimiz bir sürü parçayı kendi tarzlarında yorumlamışlar. Grubun ikinci albümü Rendez Vous Roseda gayet sevimli ...
11 Haziran 2009 Perşembe
Enka Kültür Sanat Yaz Etkinlikleri
Bundan 4-5 sene önce müdavimi olarak gittiğim yaz aktivitelerinden biriydi .Sonralarda şehrin diğer tarafına taşınmamdanmıdır ya da tarihlerin hep tatil zamanına denk gelmesindenmidir bilmem hep bittikten sonra aklıma gelen bir aktivite olmuştur Enka Kültür Sanat Etkinlikleri. Oysa Enka Eşref Denizhan Açıkhava tiyatrosu ne de sevimli bir mekandır. Küçük olduğundan kendinizi sahnenin içinde sanatçıyla iç içe hissedersiniz. Bu da benim daha birçok kez söylediğim gibi bayıldığım bir olaydır. Bu seneki etkinlik programıda açıklanmış Haziran ve Temmuz ayında her çarşamba ve cuma günleri konser ve tiyatro performansları var. Yer sayısı kısıtlı ve fiyatlarda daha ekonomik olduğundan biran önce programı incelemekte fayda var. Yaz görselinin çıkmasını bekleyene kadar biletler bitebilir ona göre :))
Etiketler:
Enka Kültür Yaz Etkinlikleri,
Konser,
Tiyatro
10 Haziran 2009 Çarşamba
Teliani Valley:Bir Şarap Tavsiyesi
Bilgisayarımı düzenlemeye devam ederken sağa sola yazdığım bir sürü notu dosyalar halinde arşivlemeye karar verdim. O kadar çok şeyi görüp biryerlere not ediyorum ki sonra haliyle unutuyorum . İşte bunlardan biri de zamanında arkadaşlarımdan birinin iş seyahati dönüşü bana hediye olarak getirdiği zamanında güzel bir gün için saklıyıp bunalımlı bir günüme nasip olan, severek içtiğim Gürcü şarapı .
Tamam Vedat Milor ya da Tuğrul Şavkay olmama daha çooook uzun bir zaman var ama hafif tatlımsı şarapları sevenlere Teliani Alazani Valley Red Semi Sweet'i tavsiye ederim.
8 Haziran 2009 Pazartesi
Yoğun günlerden kısa kısa
Arkadaşlarımından birinin yıllık izinine çıkması ,onuda İstanbulda değerlendirmesi benim için süper oldu. Zira her ne kadar akıllarda kalmış olsa çalışmamak her zaman süper olmuyor. Zaman geçtikçe gün içerisinde yapacak birşey çıkarmak zorlaşıyor.
Neyse onunla gün içerisinde bir sürü plan değiştirerek güzel bir İstanbul turu yaptık neredeyse.
Programıda Derviş Zaim'in son filmi Nokta ile kapattık. Film konusundan çok teknik olarak merak uyandırmıştı .Zira Derviş Zaim bu çalışmasında filmi hiç kesmeden bir planda tek seferde çekmiş. Tuz gölü üzerinde çekilen filmde insan kendiyle iç hesaplaşmasını anlatan bir filmdi bence. Hat sanatını ve felsefe yönü ile ilgili biraz daha bilgili olsam belki yönetmenin yapmış olduğu göndermeleri daha iyi anlayabilirdim. Film sonunu ve içindeki hikayenin bazı yerleri izleyicinin birazda kendi yorumuna bırakılmıştı. Süper değildi ama ilk başta dediğim gibi hiç kesintsiz nasıl çekmiş onu görmek açısından bile izlenebilir bir filmdi bence. Ne de olsa sanat filmi herşeyin açık olmasını bekleyemeyiz di mi :))
Veee Haftasonu kanki ile Kenan Doğulu'nun Cemil Topuzludaki Açık hava konserine gittik. Bize iyi eğlence oldu doğrusu. Yeni albümü biraz vasat bulduk ama allahtan konserin ikinci yarısı eski parçalarından hatırı sayılır bir performans gösterdi .Sahnesi iyi bu çocuğun canım :))
Daha sonraki günlerde yazlık sezonunu açıcak olan aileye yardım için onların yanına geçtim. Her seneki telaş bu senede formunda. Gidecekler hazırlandı ,son alışverişler yapıldı ,şu anda da içeride son toparlanmalar yapılıyor. Bende odamda eski kasetlerime bakıp zamanla değişen zevkime gülüyor bir yandanda Deezerda müzik ziyafeti yapıyorum. Hazır buradaki Quicknet bağlantısında kapalı değilken .Nasıl bir zihniyetse bir mahkeme kararı var Telekom bağlantısında kapalı olan site (Telif haklarına uygun bir şekilde yayın yaptığı halde ) Quicknette açık .Gerçekten anlam veremiyor insan aynı şehirde bir karar var ama uygulama faklı .Bizdende bu beklenir zaten ..
Yeni haftaya ben Lisa Ekdahl'ın yorumuyla My Heart Belongs to Daddy'i dinleyerek başladım .Herkesede tavsiye ederim varsa arkasına başkaların yorumlarını da katarak ...
4 Haziran 2009 Perşembe
Alfonso's Restaurant@Amsterdam
Amsterdamdan döneli o kadar uzun zaman geçmesine rağmen görüldüğü gibi etkisi üzerimden geçmedi. Herhalde bu yazacağım ya da yazmaya değer son tavsiyem olacak. Gerçi yenileri birikti .Benim ordaki kankiyle her konuşmamızda yeni bir mekan listeye ekleniyor. İşe girer girmez bir haftasonu tatili kaçamağı yapmayı düşünüyorumda oralara .Tarih uzadıkça uzuyor işte.Neyse o orada gidilecek yerleri not alıyor bana da bu boş günlerde o şimdiden çok güzel geçeceğine inandığım haftasonunun hayalini kurmak kalıyor:))
Mekan Meksika yemeklerinin yapıldığı Alfonso's Restaurant. Yemekleri başarılı fiyatlarda ortalama .Biz Fajita yemiştik sosları başarılıydı. Bizim burada atıştırmalık olarak sipariş ettiğimiz şeylerde şirkettten :)) Ayrıca menülerinde 2-3 kişilik daha ekonomik seçeneklerde var haberiniz olsun .
Ayrıca Alfonsos'un bulunduğu Utrechsestraat birbirinden farklı mutfakların bulunduğu bir sürü restoranta sahip. Hani orada yer bulamadınız ya da rezervasyon işini halledemediniz deneme yapılcak bir sürü mekan var .Benimde aklımda kalan deneyemediğim bir iki mekanda bu caddede.
1 Haziran 2009 Pazartesi
Duygusal Hezeyan
Bugün uyandığımdan sporum bitene kadar sportif ,
Digitürk’un yıldonümü hediyesinden dolayı eski dostlar Cosby Show,Every Body Loves Raymond ve According to Jim’i milyonuncu kez seyrederken neşeli ,
Günlük iş arama aktiviteleri sırasında depresif ve sinirli ,
On Numarayı yatırırken hayalperest ,
Dönüş yolunda Magic Box This is better'ı dinlerken fıkır fıkır ,
Sevgili Dilara’nın bugün eklediği postu okurken kendine gelmiş ve o anın önemini bil diyen ,
Anneyle günün olaylarını telefonda konuşurken çenesi düşük ,
Pazartesi dizisini seyrederkenden oldukça şüpheci moddaydım .
Birazdan The Savages'ı izleyerek bir günü daha yemenin verdiği durağınlıkla kapıyorum ..
Sanki Laf Ebelerinin Duygusal Hezeyan bölümünde başroldeyim
İyi geceler efenim ..
Digitürk’un yıldonümü hediyesinden dolayı eski dostlar Cosby Show,Every Body Loves Raymond ve According to Jim’i milyonuncu kez seyrederken neşeli ,
Günlük iş arama aktiviteleri sırasında depresif ve sinirli ,
On Numarayı yatırırken hayalperest ,
Dönüş yolunda Magic Box This is better'ı dinlerken fıkır fıkır ,
Sevgili Dilara’nın bugün eklediği postu okurken kendine gelmiş ve o anın önemini bil diyen ,
Anneyle günün olaylarını telefonda konuşurken çenesi düşük ,
Pazartesi dizisini seyrederkenden oldukça şüpheci moddaydım .
Birazdan The Savages'ı izleyerek bir günü daha yemenin verdiği durağınlıkla kapıyorum ..
Sanki Laf Ebelerinin Duygusal Hezeyan bölümünde başroldeyim
İyi geceler efenim ..
29 Mayıs 2009 Cuma
Viva Brazil-2
Sanırım Brezilyalı müzisyenleri (en azından benim bildiklerimi ) neden bu aralar sevdiğimi anladım .Yeni keşfetmemin yanı sıra adamlar şarkı söylerken bağırmıyorlar.Hani bizimkilerden bazıları güzel şarkı söylemenin avaz avaz bağırmak olduğunu sanır olur olmaz her şarkıda buna uygulamaya kalkarlarya işte bu en dayanamadığım şey.Her şarkının gerektiği gibi hakkını vermek gerek ..
İşte bunlarda favoriler listesime eklenen iki güzide brezilyalı arkadaş :))
Her ikiside yazın akşam üstü keyiflerinde iyi gidecek gibi ..
26 Mayıs 2009 Salı
Reklamlarrrr
Rom diyince aklımıza hep bilindik bir marka gelir .Kankinin yaptığı o güzel Mojitoyu hüpletirken elimiz hep Bacardi şisesine gider. Kafada arka fondada o meşhur reklam müziği döner durur.
Ama Romun anavatınından arkadaşlarıma göre Bacardi bu işin bir numarası değilmiş .Onlarla sohbetimizde bunu duymak beni bayağı şaşırtmıştı.İşte iyi pazarlama.
Dün ajandamı aradığım bir not için karıştırırken köşesine bir yere yazdığım romun en iyileri gözüme ilişti. Tavsiyeler harbi romcu Venezuelalılardan .Daha bende denemedim bizim buralarda da varmı bilmem ama rastlarsak aklımızda bulunsun .
İşte Best of Rums..
Santa Teresa

25 Mayıs 2009 Pazartesi
Açık Hava Keyifleri,Redbull Soapbox Race ..
İstanbul'un keyifli zamanları nihayet geldi. Geçirebildiğim kadar zamanı açık havada geçiyorum .Zamanım olduğu anlarda toplu taşıma araçlarını kullanmayıp bol bol yürüyorum .O trafikte araçların içine tıkılıp kalmaktansa takıyorum kulağıma mp3 playeri .Şarkıları mırıldana mırıldana yürü hem spor hem keyif işte ..
Bu haftasonuda öyle maksimum açıkhavada geçti .Cumartesi sabahı evle ilgili pazar işleri evde birkaç düzenleme derken akşam Kadiköy Barlar sokağı klasik kadro ve klasik mudavim olduğumuz mekanlarda gece getirildi.
Uzun zamandır sağlıklı yaşam ve diyet geyiğine çok alkol olayına girmiyordum ama ertesi sabah bayağı bir mayık kalktım yataktan .Şu hedef kiloya ulaşsam bir an önce iyi olacak .Neyseki eski işyeri ekürilerimden beklediğim telefon geldi .Attım kendimi sokağa doğru Maçka Parkına 1.Redbull Soapbox Race'i seyretmeye .Açıkhava ,eğlenceli müzik ,yaratacı ve sevimli tasarımlı arabalar,fotoğraf çekmeye çalışmak derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım doğrusu. Seneyede gidilecek aktiviteler listesinde yerini aldı Redbull Soapbox Race ..
22 Mayıs 2009 Cuma
Documentarist 2009
Belgeselleri seviyorsanız benim gibi İstanbulda yeni olan Documentarist İstanbul belgesel günleri 2-7 Haziran tarihleri arasında bu sene.İstanbul Film Festivalindede gösterilen bir kaç belgesel yine bu hafta izlenebilecek.Detaylı program burada19 Mayıs 2009 Salı
Ben Doğdum..
Bugün benim d.günüm. 30ların yanına sayıları eklemeye başladım .Bundan on onbeş sene önce bu durumda konumda olacağımı hayal etmezdim. En azından birşeyler yerine gelir diye düşünürdüm. Son bir iki senedir minicik kıpırdanmalar olsada hayatımda herşey aynı ...
Ama bunların yanında yukarıdaki süpriz papatyalarımı hediye cicilerimle birlikte bana sabahtan getiren ve her zaman yanımda olan canım kankicim var ve de annişim .Onların varlığı her zaman benim için çok önemli ve yerleri ayrı tabiki . İşte bu konuda gerçekten çok şanslıyım .
Bu seneki dileğimi diledim .Biliyorum zamanı gelince olacak ..
Bu seneki dileğimi diledim .Biliyorum zamanı gelince olacak ..
Candan Erçetin'in Yaşıyorum şarkısında söylediği gibi ;
Söyleyecek şarkılarım bitmedi henüz
Söylenecek sözlerim tükenmedi
Yorgunluk, kırgınlık hepsi gelir geçer
Her şeye rağmen yaşamak güzel
İyiki doğmuşum ...
15 Mayıs 2009 Cuma
Gastronomi tutkunları burayaa ...

Malum halen evde geçirdiğim vakit haddinden fazla .Ne kadar tv seyretmekten kaçsamda arada elim ister istemez gidiyor ve çok nadirde olsa o saçma sapan programlardan kaçarken iyi birşeylere denk gelebiliyorum .
Yine bu programlardan birinde rastladım bu gastronomi portalının tanıtımına . İyi yemek yiyebileceğiniz restorant seçimlerinden (özelllikle yurtdışı örnekleri faydalı olabilir diye düşünüyorum),ünlü şeflerle sohbetlere,gastro marketlerden,yeme içme adına akla gelecek herşeyi bir araya toplayan sevimli bir site gibi gözüküyor iyiyemek.com .
Gastronomi tutkunları bir tıklayın derim ben ..
13 Mayıs 2009 Çarşamba
Cohen İstanbulda...
Yok yok bu yaz gerçekten konser seçmekte zorlanacak gibiyiz. İşte benim için son bomba Leonard Cohen 5ve 6 Ağustosta İstanbulda .Daha biletlerin satışına başlanmadı ama bir yerine iki gün konser vereceğini görmek gerçekten güzel ..
Bazı insanlar vardır onlar geldiğinde İstanbul'a gördünüz gördünüz eğer kaçırırsanız bir daha o performansı yakalamanız çok düşük bir şanş olabilir. Leonard Cohende 74lük bir efsane olduğundan benim için o kategoride. Zira oralardayken ben son dakika öğrenip biletlerin bitmiş olmasından dolayı gidememiştim. Bu sefer sıkı takip etmek gerek .Cohen sevenlerde malum bilet sitesine bol bol bakmalı duyrulur..
8 Mayıs 2009 Cuma
Fatih Erkoç&Kerem Görsev Trio

Bugün farkettimki birkaç gündür kendimi yine eve kapamışım .Havanın güzel olmasınıda fırsat bilerek attım kendimi Kadiköy'e .Sonrada girdim bir müzik markete başladım yeni albümleri karıştırmaya . Gözüme Fatih Erkoç &Kerem Görsev Trio'nun The Lady From İstanbul albümü ilişince ilk tepkim nihayet oldu . Zira senelerdir özellikle Fatih Erkoç hakkında ben ve birkaç arkadaşım arasında bu adam niye kendini piyasa işlere adıyor? Ne zaman caz albüm yapacak diye konuşulur durulur. Tamam eskilerden iyi pop şarkıları var kabul ediyorum ama o muhteşem!! Hepside hepside beni bekler sanat eserinden sonra iyice beklentiyi kesmiştim doğrusu .Hatta televizyonda bu konuda konuştuğunda bile hadi canım sende serzenişlerinde bulunurdum .
Evet beklenen gün gelmiş. Nihayet birçok caz klasiğinin hemde canlı performans kayıtları ile bir albüm artık müzik marketlerin raflarında .Banada senelerin geyiğini çürütmek adına albümü alıp dinlemek ve arşivime katmak düşüyor ..
6 Mayıs 2009 Çarşamba
İstanbul Caz Festivali Programı Açıklandı !!

Yılın benim için beklediğim ikinci önemli olayı İstanbul Caz Festivali'nin bu seneki programı açıklandı. Programa şöyle bir göz attığımda canlı performanslarını dinlemek isteyeceğim George Benson,Peter Cincotti,Joe Sample&Randy Crawford gibi isimler var ama yinede program bu sene bana az geldi nerde o 2006,2007 deki hangisine gideceğini şaşırtan zengin programlar .Yinede keyifli bir Temmuz ayı bizi bekliyor. Biletler bu cumartesi her zamanki gibi burada ve İKSV ana gişesinde satışta ..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


Cacique